Haberler
geliyor ve insanlar ölüyor. Bu, sadece arkadaşımla muhabbet ederken oluyor. Bizler muhabbet
ederken insanlar ölüyor… Yavaş yavaş muhabbetten kopuyorum, ölümü düşünmem gerekir bakışlarıyla
uzaklaşıyorum ve ölümü düşünüyorum. Çoğu zaman unuttuğum şeyi birazcık düşünmek istiyorum.
Dün
biri öldü bugün başka birisi yarın birileri daha ölecek… Belki
bu yazıyı yazan eller ölecek belki de okuyan gözler… Ölüm, şüphesiz ki sen varsın ama sana dokunamadık konuşamadık seninle seni, sadece hissettik. Biliyorum kendi kendime konuşmuş gibi olacağım
ama ben sana bir mektup yazmak istiyorum. Tabi ki izniniz olursa… Sanırım şuan izin var ve yazıyorum o zaman teşekkürler. Aslında korkuyorum
biliyor musun sana bunları yazmaktan içim ürperiyor tedirgin oluyorum. Neyse, ben vazgeçtim sana mektup yazma düşüncesinden seni
sorgulamak beni korkutuyor. Ben arkadaşımla hayata dair muhabbete dönüyorum,
ölüm bir anlık düşünceydi geldi geçti.
Hocam,
evet siz ne düşünüyorsunuz bu konu hakkında ?
Hocam beni duyuyor musunuz? Lütfen bir cevap verin ! Beni duymuyor evet
gerçekten beni duymuyor, öldü mü acaba? Yok hayır olamaz ölüm böyle bir şey mi? Eğer ki öldüyse gerçekten çok kolay öldü! Sanmıyorum benim şuan yaptığım gibi belki de sadece ölümü düşünüyor. Ölümün pençesine yatıp
kendisini sevimli göstermeye çalışıyor. Yoksa ben mi öldüm!
Hayır, tüm ölümleri
bir anda unutmak istiyorum! Hayır ben yaşamak istiyorum. Bunu haykırmak
istiyorum! Şuan tek isteğim bir ayna bulup kendime bakmak, sen ölmedin
yaşıyorsun demek . Nasıl olur içimdeki bu sesi kimse duymaz ben yaşıyorum! Ama benim
ölüm hakkındaki düşüncelerim bu kadar da kolay değildi. Hissedilen bir şey olmalıydı
ölüm, hiçbir şey hissedemez hale gelirken. Sadece ölenlerin ardında kalanlar mı
acı çekiyormuş. Ölenler acı çekmiyor mu? Evet şuan acı çekiyorum ama sanırım
ben ölmedim. Ölüm acısı bu olamaz! Bu çektiğim acı sadece ölenlerin ardından kaleme dökülmüş
çaresizliktir. Ölüme kendimi sevimli gösterme çabası, beni de öldürme demektir.
Ölümlere, şahit olarak yaşıyoruz. Her gün biraz
daha ölmemiz gerekirken biz alışıyoruz. İnsanlar yaşarlar ve ölürler hepimiz
bunu biliyoruz. Bizim için mesele sadece bu; yaşarsak ölürüz, yaşarsam ölürüm! Ama yaşadığımı hissediyorum ve nasıl olduğunu gayet
iyi biliyorum. Ölümü sadece görüyoruz ama hiç yaşamadık. Ölüm,
soruyorum sana ölümü yaşamak nasıl bir şey? Ben anladım ki ölenlerin ardından
konuşmanın pek bir faydası yok, zaten son sözü onlar söylediler. Çocuklar, babalar anneler ve herkeslerin bir kısmı öldüler… Tüm
bunlara şahit olurken, yaşarken ölüyoruz… Evet, “ölüm” sana bir mektup yazamadım ama er geç cevabını alacağım bir soru
soruyorum. Ölürken de yaşıyor muyuz…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder